01 Şubat 2010 Pazartesi
"Bebek yapmak çok keyifli"
İşyerindeki masamda bana yarenlik ediyor bir kedisi... En kısa sürede koleksiyona melek serisini de eklemeli.
Değişen dünyanın değişen kadınlarının en değişiklerinden biri o. Elbette keçeye şekil verişi de değişik olacaktı. Keyifle yaptığı bebekler de...
Meraklısına: Esin'in Bebekleri Tık
Etiketler: alışveriş, Dekorasyon, Duyuru, El İşi, haber, Kişisel Görüş, oyuncak, Sardunya, öneriler
28 Ocak 2010 Perşembe
Mickey'e dair notlar...
Etiketler: etkinlik, Kişisel Görüş, Özgür
27 Ocak 2010 Çarşamba
Yalnız Oyuncaklara Yeni Arkadaşlar

Adres: GEA Merkez, İcadiye Mah. Makastar Sok. No:13 Kuzguncuk- Üsküdar Email: gea@gea.org.tr

Gjeko
Puzzle'ın çocuk gelişimindeki etkisi tartışılmaz. Görsel zeka gelişimi, hafıza, mantık yürütme, hikaye tamamlama ve hatta hayal etme, el-göz koordinasyonu, beceri, çözüm bulma... Parçaları arayıp, bulup, birleştirirkenki zihinsel çabanın sonunda hele "başardımmmm" çığlıkları yok mu, o da kocaman bir bonusu.
Puzzle Defne'nin en bebekliğinden beri hep çok ön planda yer aldı tüm oyuncakları arasında. Ne zaman ki yap-bozlarımız yetersiz kaldı ve artık biz parça birleştirirken aynı zamanda bir hikaye de anlatmak istedik, o zaman Gjeko'yu keşfettik.
Gjeko yap-bozlarında parça birleştirmekten öte, çocukların bildiği hikayeleri konuşarak, anlatarak inşa etme süreci var. Parçalar tamamlandığında oradaki (aslında bildiği) hikayeyi tekrar tekrar birleştirdiği parçalara dokunarak "gururla" dinlemek bizim cücenin pek bir hoşuna gidiyor.
Bugünlerde Pinokyo'yu yapıyoruz. Pinokyo'nun usta tarafından yapılışı, kurtun onu alıp götürüşü ve son olarak balinanın karnından kurtuluşu ve Usta ile kavuşmalarının tamamı resmedilmiş bu hikayede...
Sırada Kırmızı Başlıklı Kız var. Benim gibi bu masalları içeriğindeki trajediler sebebiyle çocukluğu boyunca hiç sevememiş anneler için bir fırsat gibi...
Yap-boz harici bir çok başka eğitsel ürün de var sitede. Aklınızda bulunsun...26 Ocak 2010 Salı
Doğumgünü çözümü- Pasta
Etiketler: Kişisel Görüş, pratik çözümler, Sardunya, öneriler
20 Ocak 2010 Çarşamba
Denemek bedava
15 Ocak 2010 Cuma
Emzirmeli mi emzirmemeli mi?
İki ekol var..emzirmekle alakalı..biri diyor ki emzirin..dünyanın en güzel şeyidir..diğer ekol diyor ki pompa ile biriktirin sütlerinizi hem siz hem baba beslesin yeni geleni..böylelikle baba da bu duygusal anların dışında kalıp kendini atıl hissetmez..aile bütünlüğünü korumuş olursunuz.
Hamileliğin başından beri kendimi süt entegre tesisi gibi göremedim ben...sordum soruşturdum "Yahu emzirmesek noluyor" diye..kimisi şahane oluyor dedi..kimisi ben 2 yaşına kadar emzirdim dedi...tıbben ise anne sütü ilk 5 ay gerekli diyor uzmanlar...
Ben şu anda eğer olursa biriktirip bu ulvi anı baba ile paylaşmaya daha sıcak bakıyorum...ama tüm önerilere de açığım..meraktayım..
31 Aralık 2009 Perşembe
Güzel bir dilek
24 Aralık 2009 Perşembe
Biraz da bilenine bırakmak gerek....
Hamileliğin projeye dönüştürüldüğü bir dönemde hamileyim ben...ama biraz uzak durmaya calışıyorum herşeyden..kitaplardan..hafta hafta durumu anlatan sitelerden..ne olacağını merak etmiyorum..dünyanın en şahane mucizesinin beni beklediğini biliyorum...ve bu zamanlarımı en şen şekilde geçirdiğime de inanıyorum...sayısız normal doğum videosu izledim..ne şahane..bakalım becerebilecek miyim diyerek..
Velhasıl...amnio sentez...ikili tarama testi..üzerine detaylı ultrason..Türkiyenin bu konudaki en iyi doktoru gerek yok dedi..bu test hamilelikte düşük oranını ciddi boyutta etkiler dedi..hamileliğin bütünlüğü bozmayalım dedi..kendi jinekoloğum ise vesveseli anne babalar değilsiniz dedi..bir down sendromlu bebeği bulabilmek için 7-8 bebek öldürüyoruz dedi...en başta şiddetle evet yaptırırım diyen biz...tüm bu doktorlardan daha iyi biz mi bileceğiz dedik ve gectik gittik o dönemi...babannem yaptırmış mıdır dedim? Hahayt diye gülerek...diyeceğim şudur ki biraz da bilenine bırakmak gerek..oluruna değil ama bilenine..dünyanın ilk hamilesi ben değilim zira...milyonlarca yıldır milyonlarca kadın 9 ay 10 gün süren hamilelikler geciriyorlar ve milyonlarca bebek hayata merhaba diyor..
Biraz rahat olmak gerek belki de...biraz hayatla uyumlu..hamilelikte keyifli..huzurlu...
Resmin konuyla ilgisi yoktur..hristiyan dostlara "Merry Christmas"..
17 Aralık 2009 Perşembe
Yasemin: Bir ilkokul kitaplığı için 50 kitap önerisi
Anatema'nın 7 cücelerinden biri olan Yasemin, eğitim hususunda en imrendiğim annelerdendir. Diyebilirim ki, bir kitapçıda geçirilecek zamanı en keyifli şekilde hissettirir okuduğum satırlar arasında.
Ve ben o yüzden O'nun kitap seçimlerini her zaman sessiz sessiz bir köşeden takip eder, küçük notlar alırım defterime.
Ve onun önerdiği kitapları da Defdef hep bir başka sevmiştir...
.
Yasemin bugün öyle bir kitap listesi vermiş ki, paylaşmadan edemedim:
Bir ilkokul kitaplığı için 50 kitap önerisi.
Teşekkürler Yasemin...
15 Aralık 2009 Salı
Çok özel bir anneye
10 Aralık 2009 Perşembe
Buyrun sizi bara alalım...
Eğer çağdaş bir çizgi yakalamak istiyorsanız bebeğinize aldığınız eşyalarda şiddetle tavsiye edeceğim bir marka var...Bloom...site adresi şurada.....ürünlerin hepsi birbirinden şahane bana soracak olursanız...biz sevgili ile aşağıdaki sandalyeye bayıldık..hem evdeki barın yanına yakışacağından hemde bizim oğlanın altına çok yakışacağından hastası olduk...0-6 ay arası ana kucağı..6-36 ay arası mama sandalyesi ve 36 aydan sonra da küçük beyin keyfinin bar sandalyesi olarak kullanılıyor..biz bayıldık..bakın bakalım...bu arada çeşitli renk secenekleri de cabası...
Etiketler: Dekorasyon, moda, Tanya, Yemek
08 Aralık 2009 Salı
Penguen Pi ile öğrensinler
Kuzey kutbunda yaşayan penguen ailesinin en küçük üyelerinden biri olan penguen Pi, bir gün arakadaşlarıyla oynarken buzulların arasından yeşi birşeyler çıkmış olduğunu görüyor. Bütün penguenler çok şaşırıyorlar ama bunların ne olduğunu bir türlü anlayamıyorlar.
Çizgiler: Erdoğan Oğultekin
03 Aralık 2009 Perşembe
Kanguru hep anne olacak değil ya...
Herşeyde olduğu gibi bebek büyütme işini de tüketen toplum artık anneanne cocuk büyütme yöntemlerine dönüyor..her tarafı plastik kangurulardan kullanmak yerine..hiç plastik içermeyen..isterseniz organik wrapler var artık...ben aldım...sevgiliye cok yakışacağını düşünüyorum...sadece wrap almakla kalmadım elbette...
ALmak isterseniz..hemen şuraya....
28 Kasım 2009 Cumartesi
Terrarium
Akvaryum gibi, ama değil. Su yok içinde; Terra, yani "toprak" var. Toprak da olur, kum da... Kaktüs de olur içinde, eğrelti otu da.
Nasıl yapılır, ne malzemeye ihtiyaç var şurada
Gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış. Her türlü cam kabın içine uygulanabilir, reçel kavanozlarına da...
Etiketler: Bağ-Bahçe İşleri, Neşe
22 Kasım 2009 Pazar
Maclaren
Maclaren' le ilgili "Recall" duyurusuna şuradan ulaşabilirsiniz... http://recall.maclaren.us/ Burada Toplatma Kararının nedenleri ve model adları yer alıyor. Ayrıca belirttiklerine göre toplatılma/tamir edilme kararı alınan ürünlerin tümü ABD' de satılanlar.
ABD' de toplatılma kararı verilen diğer ürünlerle ilgili bağlantı adresi de şu : http://www.recalls.gov/
Etiketler: Duyuru, Neşe, tüketici hakları, Web
17 Kasım 2009 Salı
Winx kabusum

Doğa geçenlerde kitapçıda “Winx cd’si istiyorum” dedi. Ben tabi Winx’i nereden öğrenmiş olduğunu anlayamamanın vermiş olduğu şokla birlikte bir süre mücadele verdim almamak için. Ama baktım ki olacak gibi değil birlikte izlemek şartı ile aldım. Eve geldik, başladık izlemeye, bir süre sonra “korktum ben bundan çıkart” dedi. “Tamam zaten senin yaşında uygun olmadığını söylemiştim” dedim. “O zaman ilkokula gelince izlerim” dedi. Şaşkınlık ve sevinç içinde koydum cd’yi geri. Ama bu sevincim pek de uzun sürmedi, bir hafta kadar sonra tekrar izlemek istedi. İzledi ve “Çok beğendim demek artık 12 yaşındayım” dedi. Şimdi en göremeyeceği yere koydum cd’yi, isteyecek diye ödüm kopuyor. Bu arada ilkokula da 12 yaşında gideceğini düşünüyor:)
Geçtiğimiz hafta dergi için Ebeveyn ve Aile Koçu, çocuk kitapları yazarı, eğitimci, sosyolog ve araştırmacı Sedef Örsel ile röportaj yaptım. Bol sohbetli çok keyifli bir röportaj oldu. Sedef aslında benim yoga arkadaşım. Aynı sınıfta nefes alıp, veriyoruz uzunca bir süredir. Eee tabi böyle olunca röportaj pek de resmi havada geçmedi. Laf lafı açtı. Ben de son zamanlarda aklımı kurcalayan birçok şeyi sorma fırsatı buldum. İşte bunlardan biri de Winx konusuydu;
16 Kasım 2009 Pazartesi
Hamilelikte ele alınan dişler...
Hamileliğimin ilerleyen haftalarında artacağını çok iyi bildiğim diş sorunlarım başladı..ilk önce yıllardır yerinde duran 20 yaş dişim çıkmaya çalıştı....jinekoloğumla yaptığımız itişmelerin sonucunda bu haftasonu çektirmeye gittim..ben genel olarak sıkıntısız bir tipimdir..hiç bir diş tedavisi de beni strese sokmaz..hamileliikteki en endişeli durum ise hamilenin strese girmesidir...benim rahatlığımı bilmeyen jinekoloğum 20 yaş dişi çekimine şiddetle karşı çıkarken..en sonunda sen bilirsin dedi...veee..20 yaş dişim 3 saniyede çekildi..20 yaş dişi ile alakalı tüm efsaneler canım diş hekimimin muayenehanesinde yerle bir oldu...savaştan ben galip çıktım...bu arada kırılan da bir dişim vardı...o da toparlandı..asıl en önemlisi hamilellik öncesi başlamış olduğum implant-protez hikayeme devam etmeye karar verdik...zira stres bende sıfır..genelde o koltukta uyuyakalıyorum..uyandırmak zorunda kalıyorlar hekimim....
Bu arada hamilelikte flor kullanıma ilişkin sorularım oldu...diş hekimim Türkiye'deki flor oranlarının ekstra flor kullanımına mahal vermeyecek kadar yüksek olduğunu..yediklerimizde ve içtiğimiz suda yeterli derecede flor olduğunu...ve mümkünse takviye flor kullanımımı günde 1'e düşürmemi tavsiye etti...zira fazlası bebekte diş rengi değişimine sebep olurmuş..bu arada diş hekimim Çapa Tıp Fakültesinde profesör olduğundan bana söylediklerini emir olarak algılıyorum...
Bebeğiniz dünyaya geldiğinde de ağız floranızın tertemiz olması gerekmekteymiş..zira dişsiz ağızlara annenin organizma bulaştırması riski ve bebeğin dişlerinin erken yaşta çürüme olasılığı yüksekmiş...
10 Kasım 2009 Salı
Saça sakız mı yapıştı? Çözümü var!
Küçükken en büyük sorunumun sakızdan balon yapamamak olduğunu sanırdım.
Balon yapar hale geldiğimde ise, uyurken ağzımda unutup da saçıma yapışan sakızları temizleyememek olduğunu anladım. Sizib ufaklıklarla oldu mu hiç böyle bir maceranız? Ne yaptınız peki?
Şu makaleye göre saça yapışan sakızlar zeyinyağı ile çıkıyormuş. Bizim deli saçın kafasına sakız yapıştığını düşünemiyorum bile...
Bizden söylemesi, sizden denemesi :)
.
Etiketler: pratik çözümler, tugba, öneriler
Bakın bunu buldum, öğlen yemeği için çanta
http://mommyknows.com/colourful-kool-aid-jammers-lunch-sack-craft-how-to/
Hani geri dönüşüm diyoruz, çevre bilinci diyoruz ya...
09 Kasım 2009 Pazartesi
Kendinizi şımartırken dünyaya da bir katkınız olsun..
Şimdi hamilelik başımda kavak yelleri estiriyor ya..daha da çocuğa bişeyler alamıyorum ya..sürekli bakıyorum ağzımın suyunu akıtarak...aşağıdaki Bugaboo marka..özel tasarım arabalara bayıldım mesela..biraz pahalı olmakla birlikte şahaneler...
Product Red'e de dahil olduklarından aldığınız ürünün yüzde belli bir kısmı Afrika'ya yardıma gidiyor...hem bebeğinize hem dünyanın diğer bebeklerine enfes bir katkı.


Etiketler: Kişisel Görüş, moda, Tanya
18 Ekim 2009 Pazar
Bindi Orman Kızı
Bu fotoğrafta gördüğünüz kız 10 yaşında. Adı Bindi Irwin. Doğa ve benim bu aralar Jojo'da bağımlısı olduğumuz "Bindi Orman Kızı" adlı programın sunucusu, baş aktörü! Programı ailecek sunuyorlar; Annesi Terri Irwin, babası Steve Irwin ve Bindi. Avusturalya Hayvanat Bahçesi'nden yapılıyor yayın. Bugünkü programın konusu örneğin hayvan ameliyatlarıydı. Her izlediğimde söyleniyorum; "Ne müthiş bir aile. Ne güzel bir program" diyorum.
Bugün buraya yazıyım da dedim sizler de izleyin kuzularınızla birlikte. Kaçmaz bu program! Zaten daha önce Discovery Channel'da yayınlanmış sanırım. Fakat internette araştırırken mideme bir sancı saplandı. Meğer Bindi'nin babası dünyaca ünlü timsah avcısı Steve Irwin'miş ve de 2006 yılında bir belgesel film çalışmasında dikenli bir vatozun göğsünden sokması sonucu ölmüş. Sadece 44 yaşındaymış.Etiketler: Kişisel Görüş, Özgür
15 Ekim 2009 Perşembe
Popolara Özgürlük-Anneyle sohbetler
Bir önceki postta Popolara özgürlük konusunda annemin bizlerden daha bilinçli olduğunu ve bizlerde uyguladığından sözetmiştim....geçenlerde annemle konuşurken biraz daha anlatsana bana dedim..aktarıyorum..
*40 günlük zaman içerisinde zaten çalışmayıp bebekle çok vakit geçirme şansın olduğundan çiş ve kakasını takip edebilirsin dedi..mesela sen yemekten sonra ve öğleden sonra kakanı yapardın dedi..ona göre de seni klozete tutardım..ilk zamanlarda elbette kacırırdık arada ama sonrasında aramızada bir de işaret koyduk..sektirmedik pek dedi..işaret dediği de..çişşş..fıs..gönlünüzden ne geçiyorsa cocuk çiş veya kakasını yaparken bir işaret koymak..bu bir şarkı bile olabilir..biteviye olması önemliymiş...
** Ayrıca özellikle kaka için klozete tuttuğunuzda bebeği tutuş şekli bağırsaklara masaj yaptığından daha kolaylaşırmış işiniz.
***Çiş içinse biraz acımasız gelecek belki ama klozete tutarken çok az su atılır popoya ki bebek çişini yapsın dedi..
Aslında ipuclarının tamamı birer işaret..bugünkü adıda zaten tuvalet iletişimi...bebeğin aile bireyleri ile kurduğu iletişim sayesinde çiş ve kakasını tuvalete yapması..
Annemden bilgi aldıkça ekleyeceğim...yaşasın özgür popolar...
Anneme de buradan teşekkürü borç bilirim..bizleri kakalarımızın üzerinde oturtmadığı için..
Etiketler: kişisel gelişim, Tanya, Tuvalet eğitimi
07 Ekim 2009 Çarşamba
Popolara özgürlük
Uzundur ilgilendiğim bir konu var..Bebekleri bezsiz büyütmek..Hindistan'a yaptığım seyahatlerde oradaki ailelerin bebekleri bezsiz büyüttüklerini görüp hayretlere düşmüştüm..neden bebeklerin altını bağlamadıklarını sorduğumda ise.."Bizde fakirler bebeklerin altını bağlar. Bizim bebeğin 30 tane pantalonu var..kaza bile olsa değiştirebiliriz" dediler..ben şaşkın...onlar gururlu...ondan sonra bu konuyla ilgilenmeye başladım..Internette şöyle bir site var...oradan yeterli bilgiye ulaşabiliyoruz...birde yenilerde Türkçeye çevrilmiş Christine Gross-Loh tarafından "Bezsiz bebek" isimli bir kitapta var..Kitapta Tuvalet iletişimi hakkında bilgiler olduğu gibi, çok faydalı ve dehşet verici bilgiler de var..örneğin;Türkiye'de yılda ortalama 5.1 milyar bezin çöpe atılması gibi...olsun varsın ben kağıdı ..camı dönüştürüyorum..bezde doğada kalıversin diyorsanız eyvallah...ama sayı bana son derece ürkünç geldi.
Bu konuyu annemle konuştuğumda annem bu işin ilk 40 gün içinde yapılabileceğini sonrasının cok geç olduğunu..benim ve ablamın beze hiç kaka yapmadığımızı söyledi...çiş konusunda bu kadar iddialı olamadım zira çalışıyordum dedi..
Şimdi biliyorum ki...sen bir doğurda o ilk 40 günün ne olduğunu görürsün diye gülümsüyor olabilirsiniz ama ben denemeye çok değer olduğunu düşünüyorum...hani benim olsa denerim...zira ben sokaklarda 4 yaşında çocuklar görüyorum..popolar atom karınca kıvamında...bu da biraz geç kalınmış bir durum sanırım...belki bunları okuyup deneyen çıkar veya denemiş olan vardır bilgiyi paylaşır..bende aydınlanırım biraz...
Hem bebekler şıkta oluyorlar bence...bacaklara şahane çoraplar..popolara hafif pantalonlar...kimbilir annem becerdiğine göre bizler de becerebiliriz diye düşünüyorum.
Etiketler: kişisel gelişim, Tanya, Tuvalet eğitimi











